6/12/2006 - ÖLÇME DEĞERLENDİRME YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR |
ÖLÇME DEĞERLENDİRME YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
1. Hazırlanan alıştırma – soru, öğrencinin seviyesine uygun mu?
2. Vereceğiniz sınav kağıdı değişik seviyedeki öğrencilerin performansını ayıracak nitelikte mi?
3. Verdiğimiz test / sınav / ödev / tüm müfredat ve kitapların öğrettiğimiz tüm bilgileri içeriyor mu?
4. Öğrencinin yapacağı talimatlar açık ve net mi?
5. Hileli ve öğrenciyi yanlış yönlendirecek sorulardan kaçının
6. Zorluk soruda değil metinde olmalı.
7. Sorular öğrencinin daha metni okumadan sadece soruya bakarak kendi genel kültürü ile cevaplandıracak kadar basit olmamalı. (Bilimsel ve bilgiye dayalı olmalı.)
8. Verilen sorular belirtilen süre içinde tatminkar bir şekilde cevaplanabilir mi?
9. Sınav kağıdı hoş sunulmalı itici olmamalı.
10. Öğretmen soruları hazırlarken kendine bol vakit ayırmalı.
11. Soruları hazırladıktan sonra başka öğretmenlerle sorular tartışılmalı, sorunun başka çözümü veya cevabı var mı bakmalı.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/12/2006 - ÖĞRETMENLERE DİSİPLİN SAĞLAMA KONUSUNDA |
ÖĞRETMENLERE DİSİPLİN SAĞLAMA KONUSUNDA
1. Ara sıra ufak tefek disiplin olaylarını şakaya dönüştürün.
2. Eğlenceli durumlarda sınıfla birlikte gülerseniz sınıfı kontrol edemez hale gelirsiniz.
3. Öğrencinin hiçbir soru sormaksızın itaatkar davranmasının arzu edilir bir şey olmadığını biliniz.
4. Bir öğrenciyi uyarmanız gerekiyorsa bunu herkesin önünde yapmayınız.
5. Disiplin sağlamanın birçok öğretmenin iddia ettiği kadar önemli bir sorun olmadığını unutmayınız.
6. Bazen öğretmenlerin tutumu Bazen öğretmenlerin tutumu yüzünden de öğrencilerin disiplin kurallarına uymadıklarını aklınızdan çıkarmayın.
7. Öğrencilerinizde kendi kendini disipline etme alışkanlığı geliştirmeye çalışınız. Kötü bir davranışın her şeyden önce kendi kişiliğine karşı saygısızlık olduğunu belirtiniz.
8. Unutmayınız ki öğretmenin sınıfta disiplin sağlamak için çok sert olması gerekmez.
9. Suçluyu bulamadığınız zaman tüm sınıfı cezalandırmaktan kaçınınız.
10. Disiplin problemlerine mani olmak , bir kere olduktan sonra onu düzeltmek için uğraşmaktan daha kolaydır.
11. Disiplin problemi sizi aşmadıkça başkalarına duyurmayınız.
12. Derhal önlem alınması gereken durumlar da ya da sınıfta ders yapmanız imkansızlaştığı hallerde idareye haber veriniz.
13. Sınıfta disiplini bozan bir davranış oluştuğunda tepkide bulunmadan önce biraz düşününüz.
|
| • 2 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
14/10/2006 - Prof. Odabaş: Öğrencilere ilk sınavlarda basit soru sorulmalı |
|
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Odabaş, öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin öğrenci olduğu yılları unutmaması gerektiğini belirterek, öğrencilere ilk sınavlarda basit sorular sorulması gerektiğini söyledi.
İlk sınavlarda nispeten basit sorularla öğrencilere daha iyi notlar alabilecekleri düşüncesinin aşılanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ferhat Odabaş, "Bütün öğrenciler derslerinde başarılı olmak ister. Bunu ya derse çalışarak ya da kopya çekerek sağlama yolunu seçer. Öğreticinin yakınlığı ve yaklaşımı öğrenciyi çalışmaya yönlendirir" dedi.
Öğretmenlerin öğrenciye kopya çektirmemesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Odabaş, öğretmenlerin dersi sevdirmesi gerektiğine değinerek, şöyle devam etti:
"Ders ne kadar anlaşılmaz ve zor olsa da öğrenci pozitif bir yaklaşımın sonucu olarak zorluğu kolayca aşar. Öğrenciler ezbercilikten uzaklaştırılmalı. Balığın nasıl yeneceği değil, nasıl tutulacağı öğretilmeli. Öğrenci psikolojisi çok iyi bilinmeli. Öğrencilerin başarısızlığını öğrencinin bilgisizliğine değil, yaklaşımların yanlışlığına bağlamak daha doğru olur."
Prof. Dr. Odabaş, yapılacak ilk sınavlarda öğrencilere nispeten kolay sorular sorulmasının önemini de vurguladı. Odabaş, "Çünkü sınavda çok düşük not alan bir öğrencinin özgüveni sarsılır ve sezon boyunca başarısız olmasına yol açar. Halbuki, biraz yüksek not alması sağlanan öğrenci, derslerine daha çok çalışacaktır. Böylece başarılı olmanın önü açılacaktır. Öğretim üyeleri ders anlatırken hayattan örneklerle dersi renklendirmeli, kolay anlaşılmasını sağlamalıdır. Çünkü anlatılıp geçilen derse ilgi gösterilmez. Başarısızlıkta öğrenciden çok öğreticinin payı vardır" diye konuştu.

|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/9/2006 - Çağdaş öğretmen profili nasıl olmalı? |
|
Çağdaş öğretmenin ders sırasında etkili ve akıcı bir konuşmaya sahip olması, eğitim ortamını daha verimli hale getirmek için kendine özgü taktikler geliştirip bilgi iletişim teknolojisinden yararlanabilmesi gerektiği bildirildi.
İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Doğan, öğretmenin, bir toplumun geleceği, ülkeyi daha ileri noktalara götürecek olan bireyleri yetiştiren ve çocukları hayata hazırlayan kişi olduğunu belirtti.
Öğretmene toplumun şekillenmesinde ve geleceğin oluşturulmasında önemli görevler düştüğünü ifade eden Yrd. Doç. Dr. Doğan, bu önemli görevin öğretmenin daha yeterli ve birçok niteliğe sahip olmasını gerekli kıldığını kaydetti.
Çağdaş öğretmenin, öğrencilerine bilimsel yöntemi öğreterek onları, karşılaştıkları problemleri bilimsel yolla çözebilecek duruma getirebilmesi gerektiğini de vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Doğan, sınıf içi etkinliklerde öğrencileri ile sağlıklı iletişim kurup, öğrenme ortamını öğrencilerin ve konuların özelliklerine uygun hale getirerek, öğrencilerin derse aktif katılımını sağlayabilmesi gerektiğini söyledi.
Öğretmenin ders sırasında etkili ve akıcı bir konuşmaya da sahip olması gerektiğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Doğan, şöyle konuştu:
''Zamanı, eğitim öğretim araç gereçlerini verimli ve etkili bir biçimde kullanıp, jest, mimik ve vücut hareketlerinde ölçülü olabilmeli. Ayrıca öğrenci ve velilerle ilgili özel bilgileri gizli tutmalı. 21. yüzyılın ihtiyaç duyduğu çağdaş öğretmen, sosyal ve çevresel boyutla ilgili olarak, okuldaki sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin hazırlanmasında etkin rol almalı. Okul ile diğer kurumlar arasında koordinasyonu sağlamalı ve eğitim sistemindeki aksaklıkları belirleyerek çözüm yolları önerebilmeli.''
mynet |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
18/9/2006 - Can Dündar Öğretmenlere Yazdı |
Can Dündar Öğretmenlere Yazdı |
| 18.09.2006 14:13 |
| Milliyet gazetesi yazarı Can Dündar, öğretmenlere seslendi. Dündar'ın öğretmenlerden pek çok isteği var. |
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğretmenim... Hayatımızın en değerli varlıklarını siz devralacaksınız. Bir kısmı ağlayıp sızlayacak, bir kısmı kürsünüzde zıplayacak, biri okuldan kaçacak belki, diğeri altına kaçıracak. Tanıdık manzaralar sizin için... Bundan böyle anne babalarından çok sizinle olacaklar; ışığa koşan pervaneler gibi etrafınızda dolanacak, her sözünüze inanmaya hazır bir sevdalılar ordusu halinde gözünüze bakacaklar. *** Haddim değil size öneride bulunmak; olsa olsa temenniler sıralayabilirim: Keşke onları eğlenceli bir partiyle karşılayabilseniz; okulu ilk günden sevdirebilseniz. Sınıfta yerlerini gösterirken iyi bir sıra arkadaşının, hayatlarında güzel bir kitap kadar ebedi olabileceğini söyleseniz. Körpe beyinlerini lüzumsuz bilgiler, basmakalıp fikirlerle doldurmak yerine, bilgiye nasıl ulaşılacağının ipuçlarını verseniz. Bilgiyi iyi ezberleyenlerin değil, onu süzüp analiz edebilenlerin başardığını ilk dersten öğretseniz. Kör inancın, insanoğlunun ezeli düşmanı olduğunu, yerküreyi itaatin değil sorgulamanın değiştirdiğini anlatsanız. Gücü silahta, cazibeyi markada arayan kuşaklara gerçek kudretin bilgide, asıl cazibenin bilgede olduğunu belletseniz. Güçlü olmanın değil, güçlüyken iyi kalmanın zorluğundan söz etseniz. *** Hoşgörün saçlarının, etek boylarının uzunluğunu, yüreklerinin coşkunluğunu... Sevgiden zarar gelmez. Asıl şiddete çare bulun siz... Çeteleşmenin değil, sevmenin her zorluğu yenebileceğini söyleyin. İlmin de aşk kadar sonsuz olduğundan bahsedin. Eğitimin ömür boyu süreceğini, öğrendikçe cehaletlerini fark edeceklerini, kendini bilmenin, insanlığı anlamanın önkoşulu olduğunu belletin. "Her türlü servetin kökeninde alın teri olması gerekir. İnsanı bencillik değil, bonkörlük zenginleştirir" deyin onlara... Bir eser vermenin ölümsüzlüğe eş olduğunu, cehaletin insanı karanlığa gömdüğünü ezberletin. Sürüye uyanların hiçbir iz bırakmadan kaybolduğunu, tarih yazanların farklılar olduğunu söyleyin. Farklılıklarını kabullenin. İçindeki yeteneği dışarı vurması için cesaretlendirin onları... Kanatlarını kırmayın, kanatlandırın. Filmlerden farklı olarak hayatta bazen kötülerin de kazanabileceğini, ama bunun ilelebet süremeyeceğini, iyiliğin eninde sonunda galip geleceğini anlatın, umutlandırın. Haksızlık karşısında boyun eğmeyip, tevazu karşısında eğilmelerini tavsiye edin. Kalemin kılıçtan keskin, sabrın öfkeden baskın olduğunu gösterin. Bağışlamanın kin tutmaktan, paylaşmanın kıskançlıktan üstün olduğunu belletin. Hiç tanımadıklarının acısını çekmenin, insanı büyüttüğünü öğretin. *** Arada kırlara çıkarın onları; doğanın kokusunu alsınlar; otların cinsini tanısınlar. Uslu arkadaşlarını örnek verip ezmeyin uluorta... Yüreklendirin. Korkularını yenmelerine, cesareti öğrenmelerine yardımcı olun. Karamsarlığın kuyularında boğulmasınlar. Dayanışmayı özendirin, yarışma yerine... Dostunu ihbar edeni değil, ele vermeyeni ödüllendirin. Ötekini sevmeyi, hataları hoşgörmeyi, vefayı, esnekliği öğretin. Ütopyalarını kaybettiler fırtınada; onlara ideallerini geri verin. Zamanın hakemliğine güvenmeyi ve sabrı telkin edin. *** İlkin kıymetiniz bilinmeyecek, sözleriniz boşlukta yitecektir belki... Başkalarını aydınlatma uğraşında kendini tüketen mumlarsınız siz.. Ama biliriz ki, eriyen her mum, ışıttıklarında yaşar. Sizler de o milyonlarca yürekte, ebediyen yaşayacaksınız, sevgili öğretmenim... | milliyet |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
27/5/2006 - iyi sınıf yönetmenin ipuçları |
-
İYİ SINIF YÖNETMENİN İPUÇLARI: Öğrencilerin isimlerini en kısa zamanda öğrenerek her fırsatta öğrencilere isimleriyle hitap etmeli. Böylelikle öğrenciler çok etkilenip kendilerine değer verildiğini anlayacak ve kalbe köprüler ilk günlerden kurulacak. Bunun için ilk günler isim kartları yapılabileceği gibi hafızayı zorlayarak bu konuda kafayı yormak ve ezberlemek için evde gayret göstermek daha etkili bir çözüm olabilir. Zil çalar çalmaz sınıfa girip zamanında, yani zil çalmadan dersi bırakmak öğrencilerde her zaman olumlu intiba bırakacaktır. Ders zili çaldıktan sonraki her saniyede öğrencinin dikkati dağılacak ve sıkılacaktır. Ders planı yaparken bu konuya özellikle dikkat etmek gerekir. Planda yazdıklarınız bitmese bile zile sadık kalmak öğrencinin dinlenme vaktine saygı göstermek demektir.Öğretmen masasına koyacağınız bir saatle zaman kontrolünü yapabilirsiniz.
-
-
Öğretmen hem sıkı disiplinli hem de cana yakın ve arkadaşça olmalıdır. Öğrenciler sınıfta”istediğimizi yapabileceğimiz bir öğretmen olsun” yerine sınıfı disiplinde tutacak , dersin kaynamasını engelleyecek ve kendilerine öğrenmeyi öğretecek bir hoca isterler.
- Çocukların sağlıklarıyla yakından ilgilenin. Özellikle göz bozuklukları sık rastlanan ve bazı aileler tarafından ihmal edilen en önemli sağlık problemidir. Velilerle irtibata geçip problem halledilmeli. “Ergenlik çağı problemleri nasıl iyi anlatılabilir? “Konusunda öğretmen bilgilenmeli.
- Sınıf kurallarını öğrencilerle beraber belirleyin ve uygun bir yere asın. Okulun kendine ait kuralları yanında size göre sınıfın yönetilmesinde faydalı olabileceğini düşündüklerinizi maddeleştirip(öğrencilerle istişare ederek)asabilirsiniz. Okul ve sınıf kuralları ilk günler anlatılmalıdır.
- Genel bakmak yerine özel bakmak bazen öğrencilerle kopan bağları tamir edebilir.Yani konu anlatırken spesifik öğrencilerle göz göze gelinmelidir.
- Bazı çiçekleri övgüyle büyütebilirsiniz. Bazıları övülmekten çok hoşlanırlar. Ağzımız yorulana kadar öğrencilerin başarılarını fırsat bilip onları övmek, çalışmalarını birkaç kat artırabilecektir. Özellikle ilk sınıflarda...
- Sınıf içinde bağlantıyı kesmemeye dikkat etmeli. Dikkatinizi çekmiştir, sınıf devamlı kendilerine bir şeyler söylenmesini ister. Bu, sınıfa bağlı olmaktır. Konuşmayı kestiğinizde, yanlış sorunun nerde yanlış olduğunu araştırmaya başladığınızda sınıfta gürültü başlayacaktır. Kısacası siz konuşmayı keserseniz sınıf konuşmaya başlar.Bu anormal bir durum değildir, onun için gürültü yaptıklarında çocuklara kızmak yanlıştır. Bir yolunu bulup tekrar bağlantı kurulmalı.
- Çok yaramaz, işe yaramaz deyip çocukları bir kenara atmamak gerekir. Çocukların daha uzun seneleri var... Onlara şefkat, işi çözecektir. Bu senfoninin yazarı olmak kolay değilse bile bunu birileri yazacaktır. Her gün yeni bir yaklaşımla onları çözmenin yolları araştırılmalı.
- Tecrübeli öğretmenler eğer o tecrübelerini satıyorlarsa fiyatını hiç sormadan talip olmalı.
- Yoklamalar çok ciddi takip edilmeli.Normal öğrenci, yoklamayı takip eden öğretmenin öğrenciyle ciddi ilgilendiğini, onu önemsediğini düşünür.
- Hadiseler üzerine sakin gidiyorsak, öğrencilerimize saygılıysak, her ne olursa olsun adilsek, işleri sıkı tutup disiplini sağlayabiliyorsak onların güvenini ve saygısını kazanmışız demektir.Negatif davranış, tehditkar tutum , saygısızca davranış, hitap, ilişkilerinizi tamir edilemez seviyede zedeleyecektir.Onların sizden bir şeyler öğrenmesi ciddi zorlaşacaktır. Yapılan araştırmalar korku, tehdit ve heyecanın öğrenme isteğini tamamen kaçırdığını tespit etmiştir.
- Serbestçe, çekinmeden fikirlerini söyleyebilecekleri, hata yapmalarının kendilerine bir risk getirmeyeceğini bildikleri bir sınıf ortamı öğrenme noktasında kapıları açar.
- Derse başlamadan önce tahtanın bir köşesine konuyla ilgili enteresan soruları yazmak, konu ilerledikçe ve yeri geldikçe soruları cevaplamak derse olan ilgiyi artırabilir.
-
Zayıf notlarınızı kurşun kalemle yazacağım, en düşük not ortalamaya alınmaz”türü anlaşmalar yapılarak çocukların gönülleri kazanılabilir.Ayrıca yıl boyunca “ Çocuk bakıcılığı mı, yoksa bir şeyler öğretmek mi? Şeklinde bir soruyla öğrencileri derste öğrenim vaktine riayet etmeye çağırabilirsiniz.
- Arada bir yalnız öğrencilerin sizin hakkınızda , okul hakkında , dersiniz hakkında neler düşündüğünü belirleyin.
- Öğrencilerinizin özel hayatıyla ilgilenmeniz öğrenmesi açısından faydalıdır.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
24/5/2006 - bütün çocuklar adına öğretmenlere |
BÜTÜN ÇOCUKLAR ADINA
ÖĞRETMENLERE YAZILMIŞ BİR MEKTUP
“SEVGİLİ ÖĞRETMENİM,
Seven,öğreten,hata yapsak ta bizi affeden, kinlenmeyen, zaman zaman çok öfkelendirdiğimizde dayanamayıp bağıran ama asla vurmayan, tehdit etmeyen, aşağılamayan, bu nedenle de büyüklüğünü hep koruyan, büyüdüğümüzde anılarımızda bu çok güzel özellikleriyle yer tutan biricik öğretmenim.
BEN HAYLAZIM
Ben haylazım, ama öğrenmeye açığım. Bana öğretme yöntemin farklı olmalı.Beni sevdiğini, bana değer verdiğini sezmeliyim. Beni yaramaz diye itelersen ve ona göre davranırsan, gerçekten işe yaramam , En değerli, en büyük öğretmenim beni böyle görüyorsa ben demek ki buyum diyerek kabullenir, zaten benim için kolay ve zevkli olan haylazlıklarıma devam ederim.
ÇOK DUYGUSALIM
Lütfen beni anla. Aslında çok duygusalım. Çabuk incinirim,. Ama siz büyükler gibi bunu gösteremem. Beni aşağıladığınızda belki bön bön yüzünüze bakar , susarım, bazen savunmaya geçer size küstahça gelen bir iki şey söylerim. Ve daha da kızdırırım sizi, ama emin olun art niyetsiz, önceden tasarlanmadan, zaten bunun için değil midir,kinci olmamanız gerektiği.
KIPIR KIPIRIM
Ben dikkatsizim,dalgınım, kıpır kıpırım. Siz ders anlatmak için uğraşırken ben etrafıma bakar, silgiyle oynar, başka dünyalara dalar giderim.Bazen hiç yerimde duramaz, hareket etmek isterim .Beni diğer çocuklarla kıyaslamayın , belki de benim beynimde bir şey fazla veya eksiktir, kimbilir.Büyüyünce beni iyi yetiştirirseniz doktor olup bunu araştıracağım. Söz veriyorum.
ÇALIŞKANIM, BAŞARILIYIM
Ben söz dinleyen, çalışkan başarılı bir çocuğum. Öğretmenim en çok beni sever. En iyi notları benden bekler. Ben de bunun için elimden geleni yaparım. Ama bazen çok zorlanıyorum. Benden büyüklerim ve öğretmenlerim çok şey bekliyor. Artık oyun oynamak, TV seyretmek, arkadaşlarımla olmak istiyorum. Çok zaman kaybı Öğretmenim lütfen beni uyarın, çocukluğumu yaşayamıyorum.
İÇİME KAPALIYIM
Ben hep ortacıyım öğretmenim. Çok sessizim,içime çok kapalıyım. Pek arkadaşım da yok. Çok sıkılıyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Konuşunca yanlış bir şey söylemekten çekiniyorum.Öğretmenim beni, istemesem de sosyal faaliyetlere sokun, nasıl olsa sessiz ve ortalama bir öğrenci deyip benden ilginizi esirgerseniz, ben büyüdüğümde nasıl toplum içine karışırım.
BEN BİLMİŞ BİRİYİM
Ben neşeli, zeki, çalışkan, bilmiş bir öğrenciyim. Sınıfta hiçbir düzensizliğe tahammülüm yoktur. Hemen gider size şikayet ederim.Eğer bu şikayetlerden aferin alır ve şikayet ettiğim çocuk da cezayı yerse değmeyin keyfime. Ama içimde bir kuşku var. Doğru mu yapıyorum diye. Sonradan çok pişman oluyorum. Ama yine de bu kurallara aykırı bir hareket gördüğümde alacağım aferini de düşünerek şikayet etmeden duramıyorum. Peki ya o kuşku.
HEPİMİZ FARKLIYIZ
Hepimiz birbirimizden çok farklıyız.Kimimiz esprili, neşeli,kimimiz çalışkan, terbiyeli,kimimiz çok hareketli, dikkatsiz, kimimiz kuralcı, bilgiç, kimimiz taklitçi, kimimiz de maalesef tembel.
İşte öğretmenim bence en önemli tembel olmamız. Çünkü tembel olan geleceğin asalağı olabilir.İşte asıl bu asalaklık yaramazdır.Onun bu yapısını değiştirmek için elinizden geleni yapın.Hem kendisine hem de topluma faydasız bir insan olmasın sonunda.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/5/2006 - pragmatik öğütler |
PRAGMATİK ÖĞÜTLER
Birisine "Seni Seviyorum" deme fırsatını asla kaçırma.
Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci ve Albert Eisntein'in da günleri 24 saatti.
Dikkatini, işini büyütmeye değil, daha iyi yapmaya ver.
Atak ve cesur ol. Birgün geriye dönüp baktığında yaptıklarından çok, yapmadıkların için pişmanlık duyacaksın.
Fırsat ara güven arama, limandaki bir tekne güvendedir ama bir süre sonra altı çürümeye başlar.
Keşke sözcüğü yerine "Bir dahaki sefere" demeyi dene.
Hemfikir olmadığın şeyi kavga etmeden söylemeyi öğren.
Başarılı bir evliliğin altında iki şeyin yattığını unutma : Doğru insanı bulmak ve doğru insan olmak.
Çocuklarla oyun oynadığında bırak onlar kazansın.
Gülleri koklamaya zaman ayır.
Yaşlan ama paslanma.
Başka bir iş ayarlayıncaya kadar istifa etme.
İnsanları banka hesaplarının büyüklüğüyle değil kalplerinin büyüklüğü ile ölç.
Çocuklarına her şeyin en iyisini veremediğin için üzülme. Senin verebileceğinin en iyisini ver.
Unutma ! Bir insanın en derin duygusal ihtiyacı takdir edildiğini hissetmesidir.
Hastanedeki arkadaşlarını ve akrabalarını ziyarete git.
Senin orada geçireceğin süre onlarınkinden çok daha kısa.
Mahkemelik olmaktan vebadan kaçar gibi kaç.
Kaybedecek bir şeyi kalmamış insanlardan kendini kolla.
İlk izlenimlerine güvenme...
Başkalarını değiştirebilme gücüne çok fazla güvenme.
Çok çalışarak elde ettiğin bir şeyin tadını çıkartmaya da vakit ayır.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/5/2006 - öğrenciye göre |
ÖĞRENCİLERE GÖRE “İYİ ÖĞRETMEN”İN NİTELİKLERİ
Bir öğretmenin sınıfı tarafından beğenilmesini sağlayan kişilik çizgilerini belirlemek üzere yapılan
araştırmaya göre,öğrencilerce en çok vurgulanan on iki nitelik şöyledir:
1-İşbirliğine dayanan demokratik tavır,
2-Her çocuk için sevecen ve saygılı olma,
3-Sabır,
4-Geniş bilgi,
5-Hareket ve görünüşün hoşa gitmesi,
6-Doğruluk ve taraf tutmamak,
7-Esprili olmak,
8-Tam itidal ve metanet,
9-Öğrencilerin sorunlarına ilgi duymak,
10-Esneklik,
11-Cesaret verme ve takdir etme konusunda iyi niyet,
12-Özel bir konuyu öğretmede olağanüstü başarı.
Yukarıdaki saydığımız özelliklere dayanarak ideal öğretmen şöyle tanımlanabilir: “İdeal öğretmen hem öğrettiği bilgilerde hem diğer konularda ve dünya hakkında tam bir bilgiye sahip iyiliksever,sağlıklı,gençlere gerçek ve yakın ilgi duyan insandır.”
Öğrencilere göre, “iyi öğretmen” özelliklerinin neler olduğunu görmek için sorulan sorulara verilen cevapların sonuçları şöyledir:
1-Öğretmenin sınıfta her öğrenciye eşit davranması(bazı öğretmenlerin çeşitli özellikleriyle bazı öğrencileri çok beğendiklerini,bazılarını da hiç sevmediklerini belli etmeleri.)
2-Öğrenci dersini çalışmadığı ve sözlü sınavlarda başarısız olduğu zaman öğretmenin sert eleştiriler yapmaması,hakaret edici sözler söylememesi.
3-Sınıfta öğretmenin çok otoriter davranarak rahatsız edici bir sükunet istememesi;normal hareket ve konuşma serbestliğini tanıması.
4-Kendi sorunları ve sıkıntıları olduğu zaman sınıfa karşı haşin davranmaması.
5-Dersleri soyut olmaktan çıkarıp güncel örnekler vermesi,çevre kaynaklarından ve örneklerinden yararlanarak daha cazip hale getirmesi.
6-Derste bir davranışını beğenmediği öğrenciyi sınıf önünde küçültmeden,hesap sormadan,yalnız olarak karşısına alıp onu tanımaya,davranışının nedenlerini anlamaya çalışması.
7-Sınıfta keyifsiz veya huzursuz olan öğrencileri fark ederek onları psikolojik dünyalarıyla da tanımaya çalışması.
8-Sınıfta bazı öğretmenlerin disiplin kuruluna gönderebilecekleri olayları öğretmenin kendi olanaklarıyla aydınlatmaya çalışarak,öğrencileri maddi cezalardan koruması ve istenilmeyen davranışlarını düzeltmelerine yardımcı olması.
9-Sınıfta şakacı mizahıyla esprili bir hava oluşturması,ciddi dersin içine ilginç örnekler ekleyerek öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasını önlemesi.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/5/2006 - iyi bir öğretmen |
İyi bir öğretmen ;
a) Konu alanı çok iyi bilir ve bildiklerini öğrenciye etkili bir biçimde aktarır
b) Öğrenciyi anlar , onun ihtiyaç ve beklentilerine uygun eğitim ortamları düzenler ;
c) Öğrenciyi çalışmaya karşı güdüler
d) Öğrencilerin birbirinden farklı olduğunu kabul ederek her öğrenci ile ayrı ayrı ilgilenir,
e) Öğrenciye rehberlik yapar, öğrencilerin sorunlarını fark eder,
f) Öğrencisini ve öğretmeyi sever,
g) Öğrencilerin derse olan ilgisini çeşitli tekniklerle arttırır,
h) Bütün öğrencilerin dersi dikkatli dinlemelerini sağlar
i) Öğrencilerin verdiği ödevleri yapmalarını sağlar,
j) Öğrencilerin sınıftaki farklı seviyelerine göre ders anlatır,
k) Öğrencilerin sınıftaki disiplinsiz davranışlarına izin vermez,
l) Derslerine yeterli hazırlık yaparak girer,
m) Sınıftaki öğrenciler üzerinde olumlu bir izlenim bırakır,
n) Sınıfa çok iyi hakim olur.
o) Öğrencilerin gelişim ve ergenlik gibi çeşitli sorunlarıyla ilgilenir,
p) Öğrencilerle sağlıklı iletişim kurar,
q) Sınıfta Uyulması gereken kurallara öğrencilerin uymasını sağlar,
r) Öğrencileri her konuda “etkin olarak” dinler,
s) Öğrencilere derste soru sorma imkanı verir,
t) Öğrencileri daha iyi tanıyan aileleri ile her zaman görüşür.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
compteur
Online Blogcu Ziyaretçi Sayacı
Kategoriler
Yorumcu.com hizmetidirBuldun.com
Herkese bir gün lazım olur" linkler
|